Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD ile İran arasındaki çatışmanın uzaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığında yaşanan sorunların 2027'nin büyük bölümünde devam etmesi durumunda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki bazı devlet ve şirketlerin kredi profillerinin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.
Fitch'in analizinde, çatışmaların devam etmesi, krizin sona erdirilmesine yönelik müzakerelerden sınırlı sonuç çıkması ve Washington yönetiminin İran'a yönelik ekonomik baskıyı artırması, Hürmüz Boğazı'ndaki ulaşım kesintilerinin uzun süreli hale gelme ihtimalini güçlendiren başlıca unsurlar olarak gösterildi.
Mali rezervler kredi notlarını destekliyor
Fitch, mevcut durumda Körfez ülkelerinin güçlü mali yapıları sayesinde kredi notları üzerindeki baskının sınırlı kaldığını belirtti. Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Abu Dabi ve Katar'ın yüksek mali rezervleri ile varlık fonlarının, çatışmanın yaratabileceği ekonomik risklere karşı önemli bir güvence oluşturduğu kaydedildi.
Kuruluş, söz konusu mali tamponların uzun süre devam edebilecek bir gerilim ortamında ülkelerin ekonomik dayanıklılığını korumasına yardımcı olacağını ancak Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği aksaklıklarının uzamasının riskleri belirgin şekilde artırabileceğini bildirdi.
Alternatif ihracat güzergâhı bulunmayan ülkeler daha fazla risk taşıyor
Fitch'in raporunda, petrol ve doğalgaz ihracatını Hürmüz Boğazı'na alternatif boru hatları ya da farklı taşıma kanalları üzerinden gerçekleştiremeyen ülkelerin gelişmeler karşısında daha kırılgan hale gelebileceği belirtildi.
Uzun süreli ulaşım kesintilerinin, özellikle alternatif ihracat rotasına sahip olmayan enerji üreticilerinin kamu maliyesi ve kredi profilleri üzerinde baskı oluşturabileceği ifade edildi.
Şirketlerin finansmana ulaşması zorlaşabilir
Fitch'e göre çatışmaların kalıcı bir krize dönüşmesi, bölgedeki nüfus hareketliliği riskini artırabilir. Askeri gerilimin yeniden tırmanması halinde ise ciddi ölçekte maddi hasar meydana gelebileceği değerlendirildi.
Bu gelişmelerin enerji ihracatını ve şirketlerin operasyonlarını olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkat çekilen raporda, talepteki gerileme, faaliyetlerde yaşanabilecek uzun süreli kesintiler ve finansmana erişimin zorlaşmasının bazı sektörlerdeki şirketlerin kredi profilleri üzerinde baskı yaratabileceği vurgulandı.
Yazdır