Marmara Denizi'nde Adalar Fayı çevresinde art arda meydana gelen mikro depremler, İstanbul'da deprem endişesini yeniden gündeme taşıdı. Küçük sarsıntıların olası büyük bir depremi tetikleyip tetiklemeyeceği tartışılırken, gözler bir kez daha Türkiye'nin aktif faylarına çevrildi.
Türkiye'nin de içinde bulunduğu Alp-Himalaya deprem kuşağında çok sayıda aktif fay sistemi bulunuyor. Dünyanın en yüksek sismik hareketliliğe sahip bölgeleri arasında ise Endonezya'dan Japonya'ya, Güney Amerika'dan Kuzey Amerika'ya kadar uzanan önemli fay ve dalma-batma zonları yer alıyor.
Dünyanın en tehlikeli fay sistemleri
Sismik hareketlilik ve büyük deprem üretme potansiyeli açısından öne çıkan fay sistemleri arasında ilk sırada Endonezya'daki Sunda Megathrust bulunuyor.
10 - Doğu Afrika Rift Sistemi
Afrika kıtasının ikiye ayrılmasına neden olan Doğu Afrika Rift Sistemi, diğer büyük faylardan farklı olarak levhaların birbirinden uzaklaştığı bir yapı gösteriyor. Hareket hızı yılda birkaç milimetre seviyesinde olsa da geniş bir coğrafyada hem depremlere hem de volkanik faaliyetlere neden oluyor.
9 - Chaman Fayı
Pakistan ve Afganistan arasında uzanan Chaman Fayı, Hint Levhası ile Asya arasındaki hareketin etkisiyle oluşan önemli bir doğrultu atımlı fay sistemi olarak biliniyor. Bölgedeki yapıların kırılganlığı nedeniyle orta büyüklükteki depremler dahi ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
8 - Filipin Çukuru
Filipin Denizi Levhası'nın dalmasıyla oluşan Filipin Çukuru, Pasifik Ateş Çemberi'nin önemli parçalarından biri. Bölge, sık sismik hareketlilik yaşanan alanlar arasında bulunuyor.
7 - Cascadia Dalma-Batma Zonu
ABD'nin kuzeybatısından Kanada'ya kadar uzanan Cascadia, uzun süre sessiz kalabilen ancak büyük miktarda enerji biriktirebilen bir fay sistemi. Bölgede meydana gelebilecek büyük bir kırılmanın 9 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Sistemin son büyük kırılması 1700 yılında yaşandı.
6 - Alpine Fayı
Yeni Zelanda'nın Güney Adası boyunca uzanan Alpine Fayı, Avustralya ve Pasifik levhalarının sınırında bulunuyor. Yılda yaklaşık 30 milimetrelik hareket gösteren fay, yüksek deprem üretme potansiyeline sahip.
5 - Kuzey Anadolu Fayı
Türkiye'nin en önemli aktif fay sistemlerinden biri olan Kuzey Anadolu Fayı, yaklaşık 1.200-1.500 kilometrelik uzunluğuyla Anadolu'nun kuzey kesimi boyunca uzanıyor. Fayın yıllık hareket miktarı yaklaşık 20-25 milimetre seviyesinde.
yüzyıl boyunca meydana gelen büyük depremler, fayın doğudan batıya doğru kırılma eğilimini dünya genelinde bilim insanlarının dikkatine taşıdı. 1939 Erzincan ve 1999 Gölcük depremleri, Kuzey Anadolu Fayı'nın ürettiği en yıkıcı sarsıntılar arasında yer aldı.
4 - San Andreas Fayı
ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki San Andreas Fayı, Pasifik ve Kuzey Amerika levhalarının sınırında yer alıyor. Yılda yaklaşık 33-37 milimetre hareket eden fay, yoğun nüfuslu bölgelerden geçmesi nedeniyle önemli bir deprem tehdidi oluşturuyor.
3 - Peru-Şili Çukuru
Nazca Levhası'nın Güney Amerika Levhası'nın altına dalmasıyla oluşan bu sistem, dünyanın en büyük depremlerinden bazılarını üretti. 1960 yılında Şili'de meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki deprem, şimdiye kadar aletsel olarak kaydedilmiş en büyük deprem olarak biliniyor.
2 - Japonya Çukuru
Pasifik Levhası'nın Japonya'nın altına dalması, bölgedeki yüksek sismik hareketliliğin temel nedenlerinden biri. Japonya ve çevresi dünyanın en sık deprem yaşayan bölgeleri arasında bulunuyor. 2011 Tohoku depremi de bu bölgedeki büyük sismik olaylardan biri oldu.
1 - Sunda Megathrust
Endonezya açıklarında bulunan Sunda Megathrust, Hint Okyanusu levhasının Asya'nın altına dalmasıyla oluşan devasa bir dalma-batma sistemi. 2004 yılında Sumatra açıklarında meydana gelen 9,1 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunami, modern tarihin en ağır doğal afetlerinden birine yol açtı.
Türkiye'nin deprem açısından en önemli fay sistemi: Kuzey Anadolu Fayı
Türkiye, çok sayıda aktif fayın bulunduğu bir deprem ülkesi. MTA ve AFAD'ın diri fay çalışmalarında farklı uzunluk ve özelliklerde çok sayıda aktif fay sistemi ortaya konuluyor.
Türkiye açısından en kritik faylardan biri ise Kuzey Anadolu Fay Zonu. Fay, Marmara Bölgesi'nden başlayarak Türkiye'nin kuzey kesimleri boyunca doğuya doğru uzanıyor.
Kuzey Anadolu Fayı geçmişte 7 ve üzerindeki çok sayıda deprem üretti. Özellikle Marmara Bölgesi'ndeki fay segmentleri, İstanbul ve çevresindeki yüksek nüfus yoğunluğu nedeniyle büyük önem taşıyor.
İstanbul'un yanı sıra Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova, Bursa, Tokat ve Erzincan gibi iller de Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin farklı kolları veya etkilediği alanlar nedeniyle deprem tehlikesiyle karşı karşıya.
Doğu Anadolu Fayı da yüksek risk taşıyor
Türkiye'nin bir diğer önemli aktif fay sistemi Doğu Anadolu Fayı. Arap Levhası ile Anadolu Levhası arasındaki hareketin etkisiyle oluşan fay, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da önemli bir deprem kaynağı oluşturuyor.
Kahramanmaraş, Hatay, Malatya, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Muş çevresindeki fay sistemleri, bölgenin deprem tehlikesi açısından önem taşıyor.
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli büyük depremler de Doğu Anadolu Fay Sistemi'nin ne kadar büyük bir yıkım potansiyeline sahip olduğunu ortaya koydu.
Ege'de neden sık sık deprem oluyor?
Batı Anadolu ve Ege Bölgesi de Türkiye'nin en hareketli sismik alanlarından biri. Bu bölgede çok sayıda fay bulunması nedeniyle küçük ve orta büyüklükte depremler sık görülüyor.
İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla, Balıkesir, Uşak, Afyonkarahisar ve Kütahya çevresindeki fay sistemleri deprem tehlikesi açısından yakından takip ediliyor.
Bölgede yalnızca fayın varlığı değil, yerleşim alanlarının zemini ve yapıların dayanıklılığı da olası bir depremin sonuçlarını belirleyen önemli faktörler arasında bulunuyor.
İç Anadolu tamamen risksiz değil
İç Anadolu, Marmara ve Doğu Anadolu'ya kıyasla daha düşük sismik hareketliliğe sahip olsa da "deprem riski yok" şeklinde değerlendirilmesi mümkün değil.
Tuz Gölü Fay Zonu başta olmak üzere bölgedeki çeşitli fay sistemleri, İç Anadolu'nun da deprem tehlikesi taşıdığını gösteriyor. Ankara, Konya, Aksaray, Niğde, Kırşehir, Kayseri ve Eskişehir çevresinde farklı büyüklüklerde deprem üretme potansiyeline sahip faylar bulunuyor.
Karadeniz'de ise özellikle Batı Karadeniz, Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin etkisi nedeniyle daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bölgeler arasında yer alıyor.
Türkiye'de deprem riski yüksek iller hangileri?
Deprem tehlikesinin yanı sıra nüfus yoğunluğu, yapı stokunun niteliği ve zemin koşulları birlikte değerlendirildiğinde İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Hatay, Kahramanmaraş, Erzincan, Bingöl ve Manisa öne çıkan iller arasında bulunuyor.
Buna karşılık Konya, Karaman, Nevşehir, Yozgat, Kırıkkale, Aksaray, Edirne ve Kırklareli gibi bazı iller Türkiye'nin diğer bölgelerine kıyasla daha düşük deprem tehlikesine sahip. Ancak uzmanlar, hiçbir ilin tamamen risksiz olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Uzmanlardan kritik uyarı: Deprem değil, dayanıksız yapı öldürüyor
Uzmanlara göre deprem riskini yalnızca bir fay hattının bulunduğu konum üzerinden değerlendirmek doğru değil. Aynı büyüklükteki bir deprem, farklı zemin koşullarında ve farklı yapı stoklarında çok farklı sonuçlara yol açabiliyor.
Binanın yaşı, taşıyıcı sisteminin durumu, kullanılan malzemelerin kalitesi, yapı denetimi, zemin özellikleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları olası bir depremin meydana getireceği can ve mal kaybında belirleyici rol oynuyor.
Türkiye'nin aktif faylarla çevrili bir coğrafyada bulunması nedeniyle büyük depremlerin önüne geçmek mümkün olmasa da bilimsel verilere dayalı şehirleşme, sağlam yapılaşma ve afet hazırlığıyla depremlerin yıkıcı sonuçlarını azaltmak mümkün.
Bu nedenle uzmanların üzerinde durduğu temel konu, yalnızca "deprem ne zaman olacak?" sorusu değil; olası bir depreme karşı yapıların ve kentlerin ne kadar hazır olduğu. (Sabah)
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi
Peru'da 6,7 büyüklüğünde deprem
Yazdır