Oculus ve savunma teknolojileri şirketi Anduril’in kurucusu Palmer Luckey, ABD’de ekonomik fırsatların giderek azaldığı yönündeki eleştirilere katılmadığını belirterek kendi kariyerini “Amerikan rüyasının” halen gerçekleştirilebileceğinin bir örneği olarak gösterdi.
Hoover Institution’a konuşan 33 yaşındaki Luckey, 19 yaşındayken üniversite diplomasına sahip olmadığını, asgari ücret karşılığında çalıştığını ve 19 fitlik bir karavanda yaşamını sürdürdüğünü anlattı.
Luckey, başkalarının destek vermediği bir dönemde PayPal’ın kurucularından Peter Thiel’in Oculus’u hayata geçirebilmesi için kendisine 1 milyon dolarlık yatırım yaptığını belirterek, “Bu Çin’de olmazdı, size bunu söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı.
ABD’de fırsatlara erişimin zorlaştığı yönündeki değerlendirmeleri de ele alan Luckey, kendi başarı hikayesinin yanı sıra benzer girişimcilerin elde ettiği sonuçların da ülkede halen kayda değer imkanların bulunduğunu ortaya koyduğunu savundu.
17 YAŞINDA AİLESİNİN GARAJINDA ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Evde eğitim alan Luckey, 17 yaşında ailesinin garajında sanal gerçeklik başlığı geliştirmek için çalışmalara başladı. Bu çalışmalar ilerleyen dönemde Oculus Rift adı verilen sanal gerçeklik cihazına dönüştü.
İki yıl sonra Kickstarter üzerinden 2,4 milyon dolar finansman sağlayan Luckey, California State University’deki eğitimini yarıda bıraktı. Ardından birkaç çalışan istihdam eden ve bir ofis kiralayan Luckey, Oculus’u profesyonel bir girişime dönüştürdü.
Ünlü Thiel Fellowship programının başvuru süresini kaçırmasına rağmen geliştirdiği prototiple Peter Thiel’in ilgisini çeken Luckey, Thiel’in girişim sermayesi şirketi Founders Fund’dan yatırım aldı.
Yapılan yatırım kısa sürede önemli bir sonuca dönüştü. Facebook, 2014 yılında Oculus’u 2 milyar dolar karşılığında satın aldı. Luckey, satış gerçekleştiğinde henüz 21 yaşındaydı.
ANDURIL’İN DEĞERİ 61 MİLYAR DOLARA ÇIKTI
Luckey ve Thiel arasındaki ortaklık, Oculus’un satışının ardından da sürdü.
Thiel ve Founders Fund, 2017 yılında Luckey’nin savunma teknolojileri sektöründe kurduğu Anduril’e yatırım gerçekleştirdi. ABD ordusu için otonom silah sistemleri ve gözetleme teknolojileri geliştiren şirket, zaman içerisinde dünyanın en yüksek değerlemeye sahip savunma teknolojisi girişimlerinden biri konumuna geldi.
Anduril’in şirket değeri 61 milyar dolara ulaştı.
Luckey’nin son girişimleri arasında Erebor Bank da yer alıyor. Palantir Technologies’in kurucu ortaklarından Joe Lonsdale ile birlikte kurulan teknoloji odaklı bankanın; yapay zeka, kripto, savunma ve ileri imalat sektörlerinde faaliyet gösteren girişimlere hizmet sağlaması planlanıyor.
Kripto varlıkları teminat gösterilerek kredi sunmayı da hedefleyen Erebor Bank, Thiel’in Founders Fund şirketinden önemli miktarda finansman sağladı ve 9,5 milyar dolarlık değerlemeye ulaştı.
Luckey’nin kişisel servetinin ise 5 milyar doların üzerinde olduğu ifade ediliyor.
ABD’DEN GÖÇ TARTIŞMASI GÜNDEMDE
Luckey’nin açıklamaları, ABD’den ayrılan kişilerin sayısındaki artışın tartışıldığı bir dönemde geldi.
Brookings Institution verilerine göre ABD, 2025 yılında 10 bin ila 295 bin kişi arasında değişen net göç kaybıyla karşı karşıya kaldı. Bu dönem, en az 50 yıl sonra ülkeden ayrılanların sayısının ülkeye gelenleri geçtiği ilk süreç olarak kayıtlara geçti.
ABD’den gönüllü şekilde ayrılanların sayısının 405 bine kadar yükseldiği belirtilirken, siyasi atmosfer ve artan yaşam maliyetlerinin bu eğilimde etkili olduğu değerlendiriliyor.
Luckey, ABD’de fırsatların sona erdiği görüşünü reddeden tek girişimci de değil.
“ABD HALA FIRSATLAR ÜLKESİ”
Google’ın eski mühendislerinden ve aralarında yapay zeka girişimi Glean’in de bulunduğu iki milyar dolarlık şirketin kurucu ortağı Arvind Jain de ABD’nin girişimciler açısından önemini koruduğunu ifade ediyor.
1986 yılında Hindistan’ın kuzeyindeki küçük bir kasabadan yalnızca mühendislik diplomasıyla ABD’ye gelen Jain, ülkede çeşitli sorunların bulunduğunu kabul etmekle birlikte ABD’nin halen “fırsatlar ülkesi” olduğunu dile getirdi.
Jain, girişimciliğin ABD’de halen desteklendiğini ve değer gördüğünü belirtti.
SİLİKON VADİSİ GİRİŞİMCİLERİN İLGİ ODAĞI OLMAYI SÜRDÜRÜYOR
ABD’nin önde gelen teknoloji şirketlerinin önemli bir bölümünün yönetiminde de ülkeye göç ederek kariyerini burada sürdüren isimler bulunuyor.
Nvidia’nın kurucusu Jensen Huang, Tayvan’da dünyaya geldikten ve bir süre Tayland’da yaşadıktan sonra 9 yaşında ABD’ye taşındı. Kariyerinin ilk dönemlerinde Denny’s restoranında bulaşık yıkayan Huang, ilerleyen yıllarda Nvidia’yı kurdu ve şirket dünyanın en değerli şirketlerinden biri haline geldi.
Huang’ın kuzeni olan AMD Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Lisa Su da 3 yaşında Tayvan’dan ABD’ye göç etti. Su, zor bir dönemden geçen AMD’yi 876 milyar dolar değerlemeye sahip bir yapay zeka şirketine dönüştürdü.
İş yönetimi platformu Asana’nın CEO’su Dan Rogers da kariyer olanakları nedeniyle İngiltere’den ABD’ye taşınan isimler arasında bulunuyor.
Rogers, 14 yaşından itibaren ABD’ye taşınmayı hedeflediğini belirterek daha sonra Dell, Microsoft, Amazon Web Services, Salesforce ve ServiceNow gibi şirketlerde görev aldığını, ardından San Francisco merkezli Asana’nın CEO’su olduğunu anlattı.
“50 YAPAY ZEKA ŞİRKETİNİN 30’U BAY AREA’DA”
Rogers, ABD’ye yerleşme kararında teknoloji şirketlerinin San Francisco Körfez Bölgesi’nde yoğunlaşmasının önemli rol oynadığını söyledi.
Fortune’un 50 yapay zeka şirketinden oluşan listesindeki 30 şirketin Bay Area’da bulunduğuna dikkat çeken Rogers, bu yoğunlaşmanın kendi kendini güçlendiren bir ekosistem yarattığını belirtti.
Başarılı şirketlerin bölgede kümelenmesinin nitelikli çalışanları bölgeye çektiğini, yatırımcıların da bu şirketlerin peşinden geldiğini ifade eden Rogers, bu durumun Silikon Vadisi’ni fikirlerini büyük şirketlere dönüştürmek isteyen girişimciler açısından önde gelen merkezlerden biri haline getirdiğini söyledi.
Rogers, yapay zeka şirketlerinin yükselişiyle Silikon Vadisi’nin yeniden güçlü bir cazibe merkezi haline geldiğini belirterek bölgedeki faaliyet yoğunluğu, yetenek havuzu, finansmana erişim ve yeni fikirlerin geliştirilmesi açısından başka merkezlerle kıyaslanamayacak bir konumda olduğunu savundu.
Yazdır