Yazdır

Türkiye’de altın fiyatları küresel piyasanın gerisine düştü

Tarih: 12 Ağustos 2026 - 02:07

Türkiye’de altın fiyatları dünya piyasalarının altına geriledi. İç talepteki zayıflama ve likidite sıkışıklığının etkisiyle kilogram altın, uluslararası piyasa fiyatının yaklaşık 300 dolar altında işlem görmeye başladı.

Türkiye altın piyasasında son dönemde alışılmışın dışında bir fiyatlama ortaya çıktı. Uzun süre uluslararası piyasalara kıyasla daha yüksek seviyelerden işlem gören altın, iç talepteki zayıflama ve piyasadaki likidite sıkışıklığının etkisiyle bu kez dünya fiyatlarının altına geriledi.

Kilogram altındaki fiyat farkı 300 dolar eksiyi görürken, gram altında da Türkiye ile yurt dışı arasında yaklaşık 28 liralık fark oluştu.

FİYAT FARKI TERSİNE DÖNDÜ

Altın piyasasında Türkiye açısından dikkat çeken değişimin temelinde iç talepteki gerileme bulunuyor. Yüksek faiz ortamının TL cinsi yatırım araçlarını cazip tutması, yatırımcıların yeni altın alımlarını sınırlarken nakit ihtiyacı bulunan bazı yatırımcıların ellerindeki altının bir bölümünü satmasına yol açtı.

Sektör temsilcilerine göre bu durum piyasadaki dengeleri değiştirerek geçmişte Türkiye aleyhine olan fiyat farkının tersine dönmesine neden oldu.

Geçen yıl eylül ayında kilogram başına yaklaşık 12 bin dolara kadar çıkan iç ve dış piyasa arasındaki fark, 2026'nın başında 5 bin dolar seviyesine geriledi. İç talebin zayıflamaya devam etmesiyle fark önce 1.500 dolara, yaz aylarında ise 500-700 dolar aralığına kadar indi. Son aşamada ise Türkiye'deki fiyat uluslararası piyasanın yaklaşık 300 dolar altında kaldı.

STANDART ALTINDA DA MAKAS AÇILDI

Türkiye'de altının dünya fiyatlarının altında işlem görmesi, altını yurt dışında ya da Borsa İstanbul'da değerlendirmek isteyenlerin ilgisini artırdı.

Ancak piyasadaki fiyatlama farklılığı standart ve standart dışı altın arasında da yeni bir makas oluşmasına neden oldu. Sektör temsilcileri, sertifikalı standart altına yönelimin artmasıyla kilogram bazında yaklaşık 1.000 dolarlık ilave bir fiyat farkı ortaya çıktığına dikkat çekiyor.

Piyasadaki bu tablonun uzun süre devam etmesinin zor olduğu belirtilirken, fiyatlamadaki bozulmanın temel nedeninin likidite sıkışıklığı olduğu ifade ediliyor.

KUYUMCU ESNAFINDA NAKİT SIKINTISI BÜYÜYOR

Altın fiyatlarındaki hareketliliğin yanı sıra iç piyasadaki durgunluk da kuyumculuk sektörünü zorluyor. Yüksek kira, işçilik ve vergi maliyetlerinin üzerine bir de talepteki gerilemenin eklenmesi, esnafın nakit akışını önemli ölçüde sıkıştırdı.

Sektör temsilcileri, bazı kuyumcuların günlük faaliyetlerini sürdürebilmek için birbirlerinden borç para talep etmek zorunda kaldığını belirtiyor. İşten çıkarmaların arttığı sektörde yaklaşık yüzde 20 oranında istihdam kaybı yaşandığı ifade ediliyor.

DÜĞÜN SEZONU BEKLENEN HAREKETLİLİĞİ GETİRMEDİ

Yaz aylarının geleneksel olarak kuyumculuk sektörü açısından hareketli geçtiği düğün sezonu da bu yıl beklentileri karşılamadı.

Yüksek altın fiyatları, hane halkının bütçesi üzerindeki baskıyı artırırken düğünlerde alınan altın miktarının azalmasına neden oldu. Ekonomik sıkıntılar ve parasal sıkılaşma da kuyumculuk piyasasındaki hareketliliği sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.

Sektör verilerine göre özellikle takı satışlarında geçen yıla kıyasla yarıdan fazla düşüş yaşandı. Yatırım amacıyla tercih edilen altın ürünlerinde ise gerilemenin daha sınırlı kaldığı belirtiliyor.

İHRACATÇI İÇİN AVANTAJ VAR ANCAK RİSK DE BÜYÜYOR

Türkiye'de altının uluslararası piyasanın altında kalması, mücevher ihracatçıları açısından kısa vadede önemli bir fırsat oluşturuyor. Özellikle stoktan yapılan satışlarda ve yolcu beraberinde gerçekleştirilen ihracatta düşük fiyat avantaj sağlayabiliyor.

Ancak fiyat farkının öngörülemez hale gelmesi ihracatçıların maliyet hesaplarını zorlaştırıyor. Siparişin alınması ile ürünün müşteriye gönderilmesi arasında yaklaşık 45 günlük süre bulunması, bu dönemde fiyatların değişmesi halinde firmaların satış fiyatı ve kâr marjını öngörmesini güçleştiriyor.

Sektör temsilcileri, bu nedenle negatif fiyat farkının ihracatçı açısından avantaj kadar belirsizlik de yarattığı görüşünde.

ALTINDA YENİDEN TÜRKİYE ALEYHİNE MAKAS AÇILABİLİR

Piyasadaki mevcut fiyat farkının kalıcı olmayabileceği belirtiliyor. Sektör temsilcilerine göre şu anki negatif makas, iç piyasadaki satışların arzı geçici olarak artırmasından kaynaklanıyor.

Önümüzdeki dönemde altın arzının sınırlı kalması ve iç talebin yeniden canlanması halinde fiyat farkının tekrar Türkiye aleyhine dönmesi bekleniyor. Bu senaryoda eylül-ekim döneminde kilogram başına 500, 1.000 hatta 1.500 dolara ulaşan pozitif fiyat farklarının oluşabileceği öngörülüyor.

Öte yandan Dubai üzerinden Türkiye'ye altın girişinin durması da önümüzdeki dönemde arz tarafında yakından takip edilmesi gereken gelişmeler arasında gösteriliyor.

Altında yükseliş sürüyorAltında yükseliş sürüyor

 

Altında neler oluyor?Altında neler oluyor?

 

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/turkiyede-altin-fiyatlari-kuresel-piyasanin-gerisine-dustu/1904790