Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) enflasyonu kontrol altına almak amacıyla faiz artırımı seçeneğini değerlendirmesi, ekonomi çevrelerinde farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı ekonomistler, böyle bir adımın fiyat baskılarını sınırlamaya yardımcı olabileceğini savunurken, diğerleri Euro Bölgesi ekonomisi üzerinde ek yük oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Enerji fiyatlarındaki artış ECB'yi harekete geçirebilir
ECB Yönetim Konseyi'nin perşembe günü gerçekleştireceği faiz toplantısı öncesinde yapılan analizlerde, banka yetkililerinin İran savaşının ardından yükselişe geçen enerji maliyetlerinin daha geniş kapsamlı bir enflasyon sürecine dönüşmesini engellemek amacıyla faiz artırımı seçeneğine daha sıcak baktığı ifade ediliyor.
Yetkililerin, enerji kaynaklı fiyat artışlarının ekonominin diğer alanlarına yayılmasını önlemek için para politikasında ilave sıkılaşmanın gerekli olabileceğini değerlendirdiği belirtiliyor.
Kırılgan ekonomi için erken adım endişesi
Buna karşılık bazı uzmanlar, Euro Bölgesi ekonomisinin halen hassas bir görünüm sergilediğine dikkat çekiyor. Analistlere göre ECB, mevcut şokun geçici mi yoksa kalıcı mı olduğunu daha net görebilmek adına karar vermeden önce bir süre daha beklemeyi tercih edebilir.
Özellikle ABD ile İran arasında barışa yönelik diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde yapılacak erken bir faiz artırımının, hem hanehalklarının hem de şirketlerin finansman maliyetlerini gereksiz şekilde yükseltebileceği değerlendiriliyor.
Piyasalar yeni sıkılaşma süreci olarak algılayabilir
Ekonomistler ayrıca olası bir faiz artırımının yatırımcılar tarafından yeni bir parasal sıkılaşma döneminin başlangıcı şeklinde yorumlanabileceğini belirtiyor. Böyle bir algının, zaten yavaş seyreden ekonomik faaliyetler üzerinde ilave baskı oluşturabileceği ifade ediliyor.
TS Lombard ekonomisti Davide Oneglia da ECB'nin güvenilirliğini koruma konusunda kararlı bir tutum sergilediğini ancak 2011 yılında gerçekleştirilen faiz artırımlarının önemli bir politika hatası olarak değerlendirildiğini söyledi. Oneglia, bankanın enflasyon beklentilerine ve 2022 dönemindeki deneyimlerin etkisine aşırı odaklanmasının benzer bir yanlışın yeniden yaşanması riskini artırabileceğini dile getirdi.
Uzmanlar arasında görüş ayrılığı sürüyor
Diğer yandan bazı ekonomistler ise söz konusu endişelere katılmıyor. Bu görüşü savunan uzmanlar, çekirdek enflasyondaki yükselişin yalnızca enerji fiyatlarındaki artışla açıklanamayacağını ifade ederken, ücretler başta olmak üzere bazı kalemlerde şimdilik güçlü bir maliyet baskısının görülmediğine dikkat çekiyor.
Societe Generale Baş Ekonomisti Michala Marcussen ise ECB'nin ikinci tur enflasyon etkilerine ilişkin yeterli ve güçlü kanıtlar ortaya çıkmadan faiz artırması halinde gereksiz bir sıkılaşma riskinin oluşabileceğini söyledi.
Ekonomi çevrelerinde faiz politikasına ilişkin görüş ayrılıkları devam ederken, bazı kurumlar ECB'nin bu yıl içinde faiz artırabileceğini ve ardından 2027 yılında faiz indirimi sürecine geçebileceğini öngörüyor. Buna karşılık diğer uzmanlar, mevcut ekonomik koşullarda atılacak erken bir sıkılaşma adımının büyüme üzerinde maliyetli sonuçlar doğurabileceği görüşünü koruyor.
ECB'den finansal sistem uyarısı: Riskler artıyor
ECB: Enflasyon ve büyüme tahminlerini güncelleyeceğiz
ECB’den piyasalara mesaj: Enflasyon beklentileri sabit
Yazdır