Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), nisan ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde değiştirmedi. Kararı değerlendiren ING Global analistleri, bu adımın arkasında iki temel unsurun öne çıktığını belirtti.
Rezervlerde toparlanma etkili oldu
Analize göre, nisan ayı başından itibaren ABD-İsrail-İran hattında sağlanan ateşkesin de katkısıyla Merkez Bankası rezervlerinde belirgin bir artış kaydedildi. Bu süreçte yaklaşık 20 milyar dolarlık rezerv birikimi gerçekleşirken, mart ayında yapılan 50 milyar dolarlık döviz satışlarının bir kısmı telafi edildi.
Tahminlere göre brüt rezervler 3 Nisan’daki 161,6 milyar dolar seviyesinden 20 Nisan itibarıyla 175 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde swap hariç net rezervlerin ise 18,3 milyar dolardan 38,6 milyar dolara çıktığı hesaplandı.
Büyümede yavaşlama sinyalleri izleniyor
ING analistleri, TCMB’nin karar metninde ekonomik aktivitede yavaşlamaya işaret eden güncel göstergelere dikkat çektiğini vurguladı. Bu çerçevede Merkez Bankası’nın, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak efektif faizlerde daha erken bir gevşeme alanı yaratmak amacıyla politika esnekliğini korumayı tercih ettiği değerlendirildi.
Analistler, TCMB’nin mevcut görünümde ek bir parasal sıkılaştırma adımı atmaya ihtiyaç duymadığı mesajını verdiğini ifade etti. Bankanın temkinli ve toplantı bazlı yaklaşımını sürdürdüğü, gerektiğinde ilave sıkılaştırma seçeneğini ise açık tuttuğu belirtildi.
ING’ye göre kısa vadede TCMB, efektif fonlama maliyetini politika faizine yaklaştırıp yaklaştırmayacağına karar vermeden önce bekle-gör yaklaşımını sürdürecek.
TCMB faiz indirimlerine ne zaman başlar?
Yazdır
