ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden yükselmesi, Körfez’de deniz trafiğinin minimum seviyelere inmesiyle birlikte petrol fiyatlarında sert yükselişi beraberinde getirdi. Artan jeopolitik riskler, piyasaların güne güçlü bir yukarı yönlü hareketle başlamasına neden oldu.
İran ile ABD arasında salı gününe kadar devam etmesi beklenen ateşkes, Washington’un bir İran kargo gemisine el koymasının ardından kırılgan hale geldi. Tahran yönetiminin üst düzey askeri yetkilileri de olası bir karşılık verileceğini duyurarak gerilimi tırmandırdı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen yeniden kapattığı yönündeki gelişmelere rağmen, Kpler verileri cumartesi günü 20’den fazla geminin petrol ürünleri, metaller, gaz ve gübre taşıyarak geçiş yaptığını ortaya koydu. Bu yoğunluk, 1 Mart’tan bu yana kaydedilen en yüksek günlük trafik olarak öne çıktı.
Asya işlemlerinin açılmasıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 7 artarak 97,50 dolara kadar yükseldi. Fiyatlar daha sonra yüzde 5,36 primle 95,22 dolar seviyesinde dengelendi. Mayıs vadeli Batı Teksas türü ham petrol de yüzde 6,2 yükselişle 89,04 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Sydney merkezli Wilson Asset Management’ta portföy stratejisti Damien Boey, haber akışının olumsuz göründüğünü ancak taraflar arasındaki anlaşmazlıkların sınırlı çaplı bir gerilim artışı yarattığını belirtti. Boey, nihai tabloda tarafların uzlaşı arayışını sürdürdüğünü, bunun da piyasalarda iyimserliği destekleyerek sert satışların önüne geçtiğini ifade etti.
Singapur merkezli Phillip Securities araştırma başkanı Paul Chew ise temel senaryolarının hâlâ savaşın çözümle sonuçlanması olduğunu vurgularken, ABD Başkanı Donald Trump’ın kasım ayındaki ara seçimlere odaklandığını dile getirdi.
BNY makro piyasa stratejisi başkanı Bob Savage, jeopolitik riskin en önemli göstergesinin Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi sayısı haline geldiğini belirterek, barış görüşmelerinin önemini koruduğunu ancak kısa vadede petrol fiyatları ve arz sıkıntılarının enflasyon üzerindeki etkisinin yakından izlendiğini söyledi.
Goldman Sachs ise petrol talebindeki zayıflama ile arz kesintilerindeki azalışın fiyat görünümündeki riskleri dengelediğini, bu nedenle 2026 yılına ilişkin Brent ve WTI tahminlerini sırasıyla 83 ve 78 dolar seviyesinde sabit tuttuğunu açıkladı. Banka, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin mayıs ortasına kadar kademeli olarak normale döneceği varsayımına dikkat çekti.
Buna karşın, Basra Körfezi’ndeki arzın beklenenden hızlı toparlanması, düşük üretim kesintileri ve yüksek bölgesel stok kapasitesinin fiyatlar üzerinde aşağı yönlü risk oluşturabileceği belirtildi. Özellikle petrokimya ürünleri ve jet yakıtında görülen talep zayıflığının fiyatları baskılayabileceği ifade edilirken, bu zayıflığın fiyat hassasiyetinin yüksek olduğu Asya ve Afrika’daki gelişmekte olan ekonomilerde daha belirgin olduğu vurgulandı.
Orta Doğu’da kriz tırmandı, dolar atağa geçti
Avrupa'da gaz fiyatları sert yükseldi
Yazdır