CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti ve Gelecek Partisi'nin ardından Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi'ni ziyaret ederek Genel Başkan Fatih Erbakan ile görüştü.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Özel, Ahmet Davutoğlu'nun başbakan olduğu dönemde 'siyasi ahlak yasası' konusunda kararlı bir tutum gösterdiğini söyleyerek, "5 yıldır bu kanun teklifini, her yıl gündeme getiririz. Buna karşı bir meydan okumaya bir kez daha ihtiyaç var. Ama bu sefer bütün muhalefet partileriyle bunu ortaklaştırarak ve yerel yönetimleri de kapsayacak şekilde ilerlemeyi doğru buldum. Bugün Sayın Genel Başkanımız ve değerli heyetine de arz ettiğimiz gibi biz hem siyasi partilerin liderlerini, yöneticilerini, bakanları, cumhurbaşkanını ve tüm belediye başkanları ile belediye meclis üyelerini kapsayacak şekilde, hem kamuoyuna açık şekilde mal varlıklarını ifade ettikleri, nasıl edindiklerini izah edebildikleri, siyasetin finansmanının şeffaf olduğu, kamu görevi yapan birisine veya bir siyasetçiye verilen bir hediyenin dahi hangi sınırlar içinde kabul edilip, hangi muameleye tabi tutulacağının netleştirileceği, GRECO kriterlerini kapsayan ve hatta aşan, bize yakışır bir 'siyasi ahlak yasası' çıkarılmasını bekliyoruz. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi olarak sorumluluk ve inisiyatif almaya hazırız" diye konuştu.
'1960'TAN BERİ YAPILAGELMİŞ'
Adana, Antalya, Aydın, Bursa, İstanbul gibi şehirlerin iradelerinin sakatlanmasından çok rahatsız olduğunu söyleyen Özel, "'Karşılıklı belediye meclis üyelerimizi istifa ettirelim. Gelin, seçimleri yenileyelim; hepsini biz kazandık. Siz milli iradeye çökmeye çalışıyorsunuz. Gelin sözü, sözün esas sahibi millet söylesin' diye de söyledik. Bunların hiçbirisine karşılık alamadığımız noktada, artık Anayasa'nın verdiği bir imkanı da konuşmak istedik. O da Anayasa'nın 78’inci maddesinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde, 'Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde boşalan milletvekillikleri yerine ara seçim yapılır' hükmü. ‘Ara seçim, genel seçimin üzerinden 30 ay geçmedikçe yapılmaz. Son bir yılda yapılmaz' diyor. Eskiden, 4 yıla indirdiğinde Adalet ve Kalkınma Partisi seçimleri, fiili olanaksızlık vardı. Şimdi yine 5 yıl. 1960’tan beri yapılagelmiş ve o günden bugüne kadar ne Demirel’in ne Ecevit’in ne Özal’ın ne Erbakan’ın kaçmadığı ara seçimden kimsenin kaçamayacağını söyledik. Bu ara seçim için de bir adım atılması gerektiğini söyledik. Konular değişse de konukları değişmeyen iktidar medyası, bu konuyu sağlıksız ve yanlış bir yerden tartıştı. Milletvekillerinin istifa etmesi gerekiyormuş gibi. Oysaki o 30 aylık dönem geçmişti. Şimdi boş olduğunu bizim iddia ettiğimiz 7 ama fiilen 8 bölge var" ifadelerini kullandı.
'TAŞINACAK BİR YÜK DEĞİL'
Vefat eden Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in hatırasına saygıdan, orada aday göstermeyeceklerini söyleyen Özel, "Ara seçim yapılmalı ve Saadet Partisi Hasan Bitmez’in yarım kalan sözünü, Filistin adına sürdürecek bir vekili, Kocaeli halkına seçtirmelidir. Son seçimlerde Kastamonu’nun birinci partisiyken yerel seçimlerde, Afyon’un birinci partisiyken, İstanbul 1’inci Bölgede önemli bir gücü varken, birinci partiyken en az bir fark da olsa o günlerde, bugün seçimden neden kaçıyor AKP, bunun sorgulanması lazım. AK Parti bu kadar sandıktan korktuğuna göre demek ki milleti bu kadar kızdırmış. Bir seçimden bu kadar kaçmak, yaklaşık 85 yıldır ara seçimlerden açıkça kaçan ilk lider olma, ilk genel başkan olma sıfatını Sayın Erdoğan’ın sırtına yükler. Bu demokrasilerde taşınacak bir yük değildir" açıklamasında bulundu.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Bursa Belediye Başkan Vekili seçilen AK Parti'li Şahin Biba'nın açıklamalarına ilişkin, "Bursa 2 oydan birini vererek Mustafa Bozbey’i seçmiş. Adalet ve Kalkınma Partisi yıllar sonra Bursa’da yüzde 30’lara gerileyip seçim kaybetmiş. Mustafa Bozbey’i 8 yıl geriye gidip 12 yıllık bir suçlamaya tutuklayıp da belediye meclisi içinden seçilmeye, 'Millet iradesi tecelli etti' diyorsa; 'Allah ıslah etsin' demekten başka bir şey gelmiyor elden" dedi.
'İLTİFATINI VE SİİRT’İ KENDİSİNE HATIRLATIYORUM'
Özel, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın ara seçim tartışmaları ile ilgili sözlerine ilişkin, "Aslında Sayın Hayati Yazıcı bana, ‘Bu kırmızı kitabı en iyi sen biliyorsun’ diye söylediğinde, hep söylerdi, boşuna söylemiyor. Ben kendisinin o bana yaptığı iltifatı sadece kendisine hatırlatıyorum. Yoksa haddime değil, bu kırmızı kitabı en iyi bilmek. Ama kırmızı kitabın 78'inci maddesinin 3'üncü fıkrası 27 Aralık 2002 günü değişti efendim. Yani ara seçim maddesine şu fıkra eklendi, Siirt seçimlerinin iptali ile birlikte, AK Parti ve CHP oylarıyla. ‘Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak bir ilin veya seçim çevresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üyesinin kalmaması halinde boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk pazar günü ara seçim yapılır.’ Bu madde, Siirt seçimlerinin iptali üzerine AK Parti-CHP’nin mutabakatıyla ve referanduma gerek kalmayacak şekilde, Anayasa'nın 78’inci maddesine eklenip, ara seçim hükmüne son madde yapılıp, Siirt’te bir ara seçim yapılma imkanı yaratıldı. O, ‘Siirt seçimleri iptal oldu, biz girdik’ diyor ama o noktada bu maddenin hangi tarihte ve hangi mutabakatla eklendiğini kendisine hatırlatırım" dedi.
DAVUTOĞLU: TEKLİFE KARŞI ÇIKMAYIZ
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise ara seçim tartışmalarına ilişkin, "Seçimler niçin vardır? Seçim aşı olmak gibidir. Bedeni belli dönemlerle aşılarız ki başka şeylere karşı direnç kazansın. Eskiden 4 yılda bir seçim olurdu, şimdi 5 yıla çıktı. Seçimi kazandığınızda 5 yıl bir daha sınava girmiyorsunuz. 'Acaba onayı var mı halkın' diye sınava tabi olmuyorsunuz. Belli aralıklarla halkın önüne gitmek iktidara güç katar. Sayın Erdoğan onu çok iyi yapardı. Teşkilatları mobilize eder. Şimdi söylüyorum, AK Parti teşkilatlarından şikayetler var. 'Yorgunluk oldu' diye. Mental yorgunluğu aşmak için 7 milletvekili için sandığı koyun, bir anda AK Parti teşkilatları hareketlenir. Bu size de yarar. Dolayısıyla böyle bir teklif gelmesi halinde biz, hiçbir seçime karşı çıkmadığımız gibi böyle bir teklife de karşı çıkmayız" değerlendirmesinde bulundu.
YENİDEN REFAH PARTİSİNE ZİYARET
Ziyarette Özel’e; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, Adalet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ve Yurt İçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin eşlik etti.
Erbakan, Özel ve beraberindeki heyeti kapıda karşıladı. Görüşmede Erbakan’a Genel Başkanvekili Sacit Günbey, Yeniden Refah Parti Sözcüsü Suat Kılıç, Dış İlişkiler Başkanı Doğan Bekin eşlik etti. Saat 16.10 itibarıyla başlayan görüşme bir saat sürdü. İki lider görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi.
CHP Genel Başkanı Özel, "Tabii çoklu gündemimiz var. İlk başta hepimizin dün akşam saatlerine kadar canını çok yakan ve ateşkesin sağlanmasıyla birlikte barış yönünde umutlandığımız İran’daki, ayrıca Filistin’deki insanlık dramı üzerine konuştuk" dedi.
Özel, şunları kaydetti:
"İsrail’in Filistin’e yönelik soykırıma varan katliamları, buna karşı her zaman gerek ortak mitinglerde gerek altına ortak imza attığımız bildirilerde Filistin’in yanında ve arkasında her iki partinin tarihsel tutumlarını, tutarlılıkla sürdürdüklerini teyit ediyoruz. İran’a yapılan saldırılar, özellikle ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne sebebiyet veren vahşi saldırıyı hep birlikte bütün dünyayı imza kampanyasına davet eden bir metne Davutoğlu’nun daveti üzerine imza koymuştuk. O günden bugüne gelişmeleri takip ediyoruz. Dün kararlaştırılan ateşkes ne kadar umut vericiyse, İsrail’in yine kural tanımaz, kanun tanımaz, sözüne güvenilmez tutumunu dün akşam bir kez daha yaşadık. İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. Türkiye ekonomisi de son derece kırılgan, krizlere dirençsiz, hazırlıksız haliyle maalesef İran’da yaşananların petrol fiyatlarını yukarıya çeken her aşaması Türkiye’de de başta pompa fiyatlarını akaryakıtta, sonra elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zamla da iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırıyor ve yeni bir enflasyonist dalga yaratıyor. Orta Vadeli Program’ın yüzde 16 enflasyon öngördüğü yerde üç ayda yüzde 10’luk enflasyon toplumda başta emekliler, emekçiler olmak üzere aldığı maaşla geçinmeye çalışan herkes için de bir ara zam talebini hayata geçirmiş durumda. Bu yetmez. Dünyadaki gelişmiş bütün ülkelerin yaptığı gibi hem üretim alanında başta küçük esnaf, KOBİ’ler ve üretim yapan tüm fabrikaların enerji giderlerine yönelik tedbirler almak lazım. Esnafa yönelik tedbirler almak lazım. Çiftçiler, köylüler için önemli tedbirlerin alınması gerekiyor. Bu konuda önerilerimizin bütününü içeren, Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin hazırlamış olduğu bir raporu Genel Başkanımızla paylaşma imkanı bulduk.
"VERİLEN ARA SEÇİM KANUN TEKLİFİ DE ORTADADIR"
Burada ifade etmek istediğimiz son husus da ara seçim gündemine ilişkindir. Her ne kadar Sayın Erdoğan ‘Gündemimizde ara seçim yok’ dediyse de bugün Sayın Meclis Başkanı’nın da teyit ettiği gibi anayasada hiç şüphe uyandırmayacak, tartışma yaratmayacak kesin bir dille ‘Meclis’te boşalan milletvekillerinin yerine ara seçim yapılır’ maddesi vardır. Ve ara seçim yapılmadığında bir anayasa ihlali bütün Meclis’in sırtındadır. Sayın Erdoğan 2002 yılında 3 Kasım seçimlerinde parlamentoya girememişken, Siirt seçimlerinin iptal edilmesiyle birlikte, CHP ile AKP’nin birlikte yaptığı bir anayasa değişikliği ile madde 78’e eklenen üçüncü fıkra ile birlikte, ‘Bir seçim bölgesinin tamamının milletvekilleri boşaldığında ara seçim 90’ncı günü takip eden pazar yapılır’ maddesi ile birlikte parlamentoya gelmiştir. Ve Başbakanlığını da bugünkü iktidarını da o günkü ara seçime borçludur. AK Parti’nin bir yılı bulmayan ana muhalefet partisi görevi yaptığı sırada AK Parti’nin seçim ve hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı ve o dönemin Kocaeli Milletvekili Vecdi Gönül tarafından verilen ara seçim kanun teklifi ortadadır.
"ARA SEÇİM TALEBİ, ERKEN SEÇİMİ REDDEDEN BİR TALEP DEĞİL"
Özel, ‘Muhalefetin ortak bir siyasi strateji ve ortak bir hedef üzerinde uzlaşması mümkün mü’ sorusunu şöyle yanıtladı:
"Müsavat Bey’le sabah görüş birliğine vardığımız üzere, ara seçim talebi erken seçim talebini geriye bırakan, reddeden bir talep değil. Zaten hep birlikte erken seçim istiyoruz. Ara seçim talep edilir, eğer erken seçim yapılmazsa ara seçim bir ara karnedir. Ve vatandaşın hükümete sesini duyurması için önemli bir anayasal seçenektir. Hem de anayasanın amir hükmü gereğince boş olan milletvekili sandalyelerinin tamamlanmasıyla, temsilsiz kalan bir grup seçmenin yeniden parlamentoda temsil imkanı kazanmasıdır. Ama ara seçim kararı alınmış ya da ara seçim beklentisi konuşulurken erken seçim kararı alınırsa, zaten ara seçim seçeneği otomatikman ortadan kalkar. Zaten biraz önce de hatırlattığım gibi Sayın Vecdi Gönül 21 Haziran 2002’de ara seçim talebi yapmıştır AK Parti adına. Ve burada son derece ısrarlı bir tutum içerisinde olacaklarını söylemişken, temmuz ayında Sayın Bahçeli ülkeyi 3 Kasım’daki erken seçime götürme çağrısıyla birlikte ara seçim talebi fiilen ve siyaseten ortadan kalkmıştır. Çünkü artık sadece boş sandalyeler için değil, tüm sandalyeler için seçim yapılacaktır. Biz böyle bir stratejide zaten mutabıkız. Yani erken seçim isteyenin ara seçim istememesi ya da ara seçim isteyenin erken seçim istememesi, dediğim gibi erken seçim karnedir, ara seçim ara karnedir."
"ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’NDEN RANDEVU TALEBİMİZ OLMAYACAK"
Özel, ara seçim konulu görüşmelerin iktidar partisi ile de yapılıp yapılmayacağı hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:
"Şu an için öyle bir gündemimiz yok. Çünkü doğrudan reddetti Sayın Erdoğan bunu. Ama partiler farklı görüşte olduğunda onların arasında bir diyalog zemini aramak, geliştirmek, bir uzlaşı ortamı oluşturmak hele hele ki Anayasaya uyma konusunda bir zaruret varken Meclis Başkanı’na düşer. Biz o konuda Sayın Meclis Başkanı’na bir ziyarette bulunacağız. Ancak şunu da ifade edeyim, siyasi partilere yaptığımız ziyaretlerin sonucunda daha fazla siyasi parti ziyareti yapma noktasında bir irademiz ortaya çıkabilir. O noktada da yeni randevu taleplerimiz olabilir. Ama şu an için Adalet ve Kalkınma Partisi’nden bu gündemli bir randevu talebimiz olmayacak."
Kurtulmuş’tan erken seçim mesajı: Karar Meclis’in
Mansur Yavaş: Halkın beklentisi erken seçim yönünde
Yazdır
