Ortadoğu’daki savaşın uzamasıyla birlikte küresel piyasalar yeni haftaya yüksek belirsizlik ve artan risklerle girdi. Petrol fiyatlarından merkez bankalarına kadar birçok başlık yatırımcıların radarında yer aldı. İşte bu hafta piyasalarda yakından izlenen 5 kritik gelişme:
1- Ortadoğu belirsizliği ve piyasalara etkisi
Herhangi bir yatırımcıya, stratejiste veya ekonomiste “ABD ve İsrail’in İran ile savaşı nasıl sonuçlanacak?” diye sorulduğunda alınan cevap genellikle belirsizlik oldu: Tahmin etmek imkânsızdı.
Nisan ayına savaşın sona ereceği beklentisiyle giren işlemciler için tablo ders niteliğindeydi. Trump'ın İran’a daha sert saldırılar düzenleyeceğini açıklaması, bu beklentileri boşa çıkardı. Piyasa tepkisi sert oldu; borsalar hızla düşerken tahvil getirileri yeniden yükselmeye başladı. Bu dalgalanmalar, yılın ikinci çeyreğinin başında piyasaların karşı karşıya olduğu belirsizliği ortaya koydu. Analistler, küresel borsaların daha büyük çaplı düzeltmeye açık olduğunu belirtti.
Savaşın biteceğine dair umutlar yeniden yeşerse bile, Ortadoğu’daki enerji altyapısına verilen zarar ve yüksek seyreden enerji fiyatları piyasaları baskılamaya devam etti. Mart ayında yaşanan sert dalgalanmanın ardından tahvil piyasalarında da anlatı yavaş yavaş değişti. Enflasyon endişeleri yerini büyüme kaygılarına bıraktı. Petrol ise piyasalar için ana gösterge olmaya devam etti.
2- Petrol ve OPEC’in hareket alanı
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile birlikte hareket eden bazı ülkelerin enerji bakanları Pazar günü bir araya geldi. Ancak Körfez ülkelerine yönelik saldırıların ardından enerji arzında yaşanan ciddi aksaklıklar, OPEC’in hareket alanını sınırladı.
OPEC+ grubunda yer alan sekiz ülke, toplantıda petrol üretim kotalarında ilave artışı değerlendirmedi. Mart ayında yüzde 60 ile tarihi artış kaydeden petrol fiyatları, yeniden yükselişe geçerek varil başına 110 dolara yaklaştı.
Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Umman, Cezayir, Kazakistan, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri, savaş öncesinde petrol üretimini kademeli olarak artırıyordu. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre savaş, bugüne kadar petrol üretiminde günlük yaklaşık 12 milyon varillik kayba yol açtı; bu da küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 12’sine denk geldi. Suudi Arabistan ve BAE, petrol akışının bir kısmını Hürmüz Boğazı dışındaki limanlara yönlendirmeyi başarsa da, Irak ve Kuveyt’in ihracat kısıtlamaları sorun yaratmaya devam etti.
3- ABD’de enflasyon verileri
Haftaya Cuma açıklanan ABD enflasyon verileri, İran savaşının fiyatları ne kadar yukarı çektiğini gösterdi. Reuters’in anketine göre, Mart ayında tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) yüzde 0,9 artması bekleniyordu. Bu gerçekleşirse 2022’den bu yana kaydedilen en yüksek TÜFE artışı olacaktı.
Oynaklık gösteren gıda ve enerji fiyatlarının yansıtılmadığı çekirdek enflasyonun ise daha sınırlı artışla yüzde 0,3 yükselmesi tahmin edildi. Petrol fiyatlarında yaşanan ani yükseliş, ABD’de ortalama perakende benzin fiyatını üç yıldan uzun süredir ilk kez galon başına 4 doların üzerine çıkardı.
Bu durum, ara seçimler öncesinde Washington açısından da dikkat çekici oldu. ABD Merkez Bankası (Fed) için de zorlayıcı bir tablo ortaya çıktı; savaş, yatırımcıların faiz indirimi beklentilerini ortadan kaldırdı. Ayrıca Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisinin Şubat ayı rakamları haftaya Perşembe günü açıklandı.
4- Asya piyasalarına yansıması
Artan petrol fiyatlarının etkisi küresel düzeyde hissedilirken, ham petrol ihtiyacının yüzde 60’ını Ortadoğu’dan karşılayan Asya ülkeleri için etki daha derin oldu. Hemen her sektörde işletmeler artan enerji maliyetlerinden olumsuz etkilendi.
Filipinler, Tayland, Tayvan ve Çin’in gelecek hafta açıklanan enflasyon verileri, bu ekonomilerin baskı altında olduğunu gösterdi. Asya para birimleri, yeniden güçlenen dolar karşısında ağır satış baskısı altında kaldı. Bu durum ithalatı daha pahalı hale getirerek haneleri zor durumda bıraktı.
Ancak yatırımcılar, Çin’in bol ham petrol stokları, yeşil enerji alanındaki liderliği ve düşük tüketici fiyat baskısı sayesinde ekonomisinin petrol şokundan büyük ölçüde etkilenmeyeceğine inandı.
5- Hindistan ekonomisi
Asya’nın diğer büyük petrol ithalatçısı Hindistan da bu hafta yakından izlendi. Hindistan Merkez Bankası (RBI), ana repo faizini yüzde 5,25’te tuttu. Ancak rupinin son zamanlarda dip seviyelere gerilemesi, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyona yansımasına yol açtı.
Ekonomistlerin büyüme tahminlerini düşürmesi, RBI’yi zor durumda bıraktı. Ortadoğu’daki çatışmaların yatışması halinde, politika faizinin bu yıl değişmesi olası görünmedi. Rupinin hızla değer kaybetmesi, merkez bankasını endişelendirdi; RBI, düşüşü durdurmak için milyarlarca dolarlık rezerv kullandı ve olağan dışı önlemler aldı.
Piyasalardaki pozitif hava tersine döndü
BoE’den finans piyasalarına uyarı: Risk ve kırılganlık arttı
Jeopolitik tansiyon yükseldi, piyasalar kırmızıya döndü
Piyasalar yanılıyor mu? Fonlardan kritik mesaj
Küresel piyasalarda denge arayışı
Kredi piyasasında tablo netleşti: Gevşeme var, sıkılaşma da sürüyor
Yazdır