Bersay İletişim Danışmanlığı ve ERA Research & Consultancy iş birliğiyle hayata geçirilen “Türkiye’nin Zihin Haritası” araştırması, Türkiye genelinde toplumun ruh hâlini ve özel sektörde çalışan beyaz yakalıların beklentilerini çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alıyor.
Araştırma; 26 Mayıs – 28 Haziran tarihlerinde Türkiye genelini temsilen NUTS1 düzeyinde seçilen 12 ilde, 18 yaş ve üzeri 815 kişiyle ve İstanbul, Ankara ve İzmir’de en az bir yıldır özel sektörde çalışan 217 beyaz yakalı çalışanla telefon ve yüz yüze görüşme yöntemleri uygulanarak yapılan görüşmelere dayanıyor.
Halkı en çok “geçim derdi” yoruyor
Araştırmaya göre halkın yüzde 78’i ‘zinde kalma’ya önem verdiğini belirtirken; spor ve egzersiz (yüzde 50) ile sağlıklı beslenme (yüzde 48) en yaygın iyi yaşam alışkanlıkları olarak öne çıkıyor.
Toplumun son zamanlarda en ümitli olduğu konular; teknolojik gelişmeler (yüzde 43), ailesi ve sevdikleri (yüzde 41) ve toplumsal dayanışma (yüzde 33) olarak sıralanıyor. Katılımcıların yüzde 12’si ise hiçbir konuda ümidi olmadığını ifade ediyor.
Halkı son zamanlarda en çok yoran konuların başında ise ekonomik sıkıntılar/ geçim derdi (yüzde 55) geliyor. Bunu psikolojik yorgunluk (yüzde 52), fiziksel yorgunluk (yüzde 45), aile içi sorumluluklar (yüzde 34), iş yoğunluğu ve stres (yüzde 33) ile trafik ve ulaşım sorunları (yüzde 33) izliyor.
Markanın duruşu satın alma kararını etkiliyor
Araştırma sonuçları, alışverişte çevrim içi kanalların ağırlığının arttığını, fiziksel mağaza tercihlerinin ise azaldığını gösteriyor. Giyim ve ayakkabı (yüzde 65), market alışverişi (yüzde 56) ve kişisel bakım ürünleri (yüzde 52), çevrim içi alışverişin en yaygın olduğu kategorilerin başında geliyor.
Gıda alışverişlerinde yerellik ve markaların toplumsal ve çevresel hassasiyeti önemli bulunuyor. Halkın yüzde 66’sı gıda alışverişinde yerel tercih ürün etmeye özen gösterdiğini belirtirken; bir markanın toplumsal olaylarda bir duruş sergilemesinin satın alma kararını etkileyeceğini söyleyenlerin oranı yüzde 87’ye, çevreye duyarlı olmasının etkili olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 88’e ulaşıyor.
Yapay zekâ ‘iş birlikçi’ olarak görülüyor
“Türkiye’nin Zihin Haritası” araştırması, yapay zekâya yönelik algılara da ışık tutuyor. Sonuçlara göre; Türk halkının yüzde 84’ü yapay zekâ uygulamalarını duyduğunu, yüzde 47’si kullandığını ifade ediyor. Yapay zekâ kullananların yüzde 75’i bu teknolojilerin günlük hayatlarını kolaylaştırdığını düşünürken, halkın yüzde 39’u gelecekte insan ve yapay zekânın birlikte çalışacağına inanıyor.
İş hayatında yapay zekâ kullanımına bakıldığında; çalışanların yüzde 62’si yapay zekâ teknolojilerini kullandığını ve yüzde 59’u şirketlerinin bu teknolojileri iş süreçlerine entegre etmesini gerekli gördüğünü belirtiyor. Beyaz yakalı çalışanların yüzde 45’i de gelecekte insan ve yapay zekânın birlikte çalışacağı görüşünü paylaşıyor.
Hibrit çalışma, iş-yaşam dengesinde tercih edilen model olmayı sürdürüyor
Beyaz yakalı özel sektör çalışanlarının yüzde 87’si çalıştığı iş yerinden memnun olduğunu ifade ediyor. Çalışan memnuniyetini en çok etkileyen boyutların başında bağlı olunan bir üst yönetici, kurum kültürü ve çalışma ortamı ve koşulları gelirken, çalışanların memnuniyetlerinin en yüksek olduğu boyutlarda ise şirket itibarı (yüzde 88), yapılan iş ve organizasyon yapısı (yüzde 86), kurum kültürü (yüzde 85) ve takım çalışması ve iş birliği (yüzde 84) başı çekiyor.
Çalışanların yüzde 79’u her gün iş yerine giderek çalıştığını, yüzde 19’u ise çalıştığı iş yerinde hibrit çalışma modelinin benimsendiğini belirtiyor. Hibrit çalışmanın iş-yaşam dengesine etkisi, görüşülen beyaz yakalı çalışanların yüzde 70’ine göre olumlu. İş ve özel yaşam dengesinde yaşanan başlıca zorluklar ise sosyal hayata yeterince zaman ayıramamak (yüzde 48), aile ve kişisel zamana vakit ayıramamak (yüzde 42) ve tükenmişlik hissi (yüzde 42) olarak öne çıkıyor.
Sürdürülebilirlik politikaları şirketlere bakışı olumlu etkiliyor
Görüşülen beyaz yakalıların yüzde 65’i şirketlerinin ruh sağlıklarını önemsediğini düşünüyor. Beyaz yakalı çalışanların yüzde 69’u şirketlerinin ESG çalışmalarını yeterli bulduğunu ifade ederken, şirketlerini çeşitlilik ve kapsayıcılık politikalarının uygulanması konusunda başarılı bulanların oranı yüzde 86 olarak ölçülüyor.
Yazdır