Küresel tahvil piyasalarının önde gelen oyuncuları, ABD’nin İran’daki askeri geriliminin ekonomik etkilerinin finansal varlık fiyatlarına yeterince yansımadığı uyarısında bulunuyor. Piyasalarda kısa vadede enflasyon baskısına odaklanılırken, uzmanlar enerji maliyetlerindeki artışın büyüme üzerinde daha derin hasarlar yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Petrol fiyatlarının varil başına 110 doların üzerine tırmanması, yatırımcıların öncelikle enflasyon riskine odaklanmasına yol açtı. Ancak uzmanlara göre artan enerji maliyetleri, halihazırda ivme kaybeden ABD ekonomisini daha sert bir yavaşlamaya, hatta resesyona sürükleyebilir.
ABD Hazine tahvillerinde getiriler hızlı yükseliş kaydetti. İki ve beş yıl vadeli tahvil faizleri son bir ayda yarım puanın üzerinde artarken, 30 yıllık tahvil getirileri yüzde 5 seviyesine yaklaşarak 2023 zirvelerine yaklaştı. Bloomberg verilerine göre, ABD Hazine endeksi mart ayında Ekim 2024’ten bu yana en sert aylık düşüşünü yaşadı.
Pacific Investment Management Co. (Pimco), JPMorgan ve Columbia Threadneedle gibi dev fonlar, enflasyon şokunun zamanla büyüme şokuna dönüşebileceği görüşünde birleşiyor. JPMorgan’dan Kelsey Berro, piyasaların büyüme üzerindeki riskleri giderek daha fazla fiyatlayacağını belirtirken, Pimco CIO’su Daniel Ivascyn de benzer şekilde uyarılarda bulundu. Goldman Sachs önümüzdeki 12 ay için resesyon ihtimalini yüzde 30 olarak hesapladı, Pimco ise bu olasılığı daha yüksek görüyor.
Öte yandan OECD, ABD’de tüketici fiyatlarının bu yıl yüzde 4,2 artabileceğini öngörürken, BlackRock’tan Rick Rieder Fed’in ekonomiyi desteklemek için faiz indirimine gitmesi gerektiğini savundu. Columbia Threadneedle’den Ed Al-Hussainy ise uzun vadeli tahvillere yönelerek getirilerde düşüş beklediğini ifade etti. Buna karşın piyasalarda, Fed’in 2026 yılında faiz indirmeyeceği ve hatta sınırlı bir artış ihtimalinin bulunduğu fiyatlanıyor.
Bundesbank'ı tahviller yaktı! 2025'te 8.6 milyar euro zarar
Tahvil piyasalarında savaş dalgası
Yazdır