İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 19 Mart 2025'te başlatılan yolsuzluk soruşturmasına ilişkin açılan dava bugün devam edecek. Mahkeme, ara kararında sanık avukatlarının reddi hakim talebini reddetmişti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 19 Mart 2025'te başlatılan yolsuzluk soruşturmasına ilişkin ilk duruşma sona erdi. Görevden alınan Ekrem İmamoğlu ile 105'i tutuklu 7'si firari 402 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesi gazetecilerle konuşan Dilek İmamoğlu, "Ekrem Bey'i geçen hafta gördüm, morali gayet iyi, diğer arkadaşlarla birlikte iyice hazırlandı, önceliğimiz tutuksuz yargılanma" dedi. Duruşmanın başlamasıyla birlikte söz almak isteyen Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında tartışma çıktı. Daha sonra bir sanık avukatının itirazı üzerine seyirciler de tepki gösterdi. Mahkeme başkanı salonun boşaltılması talimatı verdi. İmamoğlu salondan ayrılan mahkeme heyetine yönelik "Kaçarak çıkamazsın öyle" dedi. Duruşma saat 14.00'te tekrar başlarken, seyirciler de salonda yer aldı. Aziz İhsan Aktaş da duruşmayı takip etti. İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle reddi hakim talebini reddetti. Duruşmaya bugün devam edilecek.
DAVANIN İKİNCİ GÜNÜ GERGİNLİKLE BAŞLADI
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davanın ikinci gününde saat 10:00’da başlaması planlanan saatte başlamadı.
Mahkeme başkanının talimatıyla duruşma salonunun kapısında avukatlara kimlik kontrolü yapılması gerginliğe neden oldu. Avukatlar bu durumun avukatlık kanununa aykırı olduğunu söylerken İstanbul Barosu Başkanı Özdan Kaboğlu heyet ile görüşmeye gitti.
Mahkeme başkanı bu görüşmenin sonunda kimlik kontrolü yerine sözlü beyanla avukatların girebileceğine karar verdi. Avukatlar salona girdi.
EKREM İMAMOĞLU’NUN SANDALYE KRİZİ
İmamoğlu salona alkışlar eşliğinde getirildi. Bu sırada Mehmet Pehlivan ile selamlaştı. Ardından jandarma kendisine Pehlivan’ın yanına oturmasını söyledi. Ancak İmamoğlu buraya oturmak istemedi. Gösterilen yerden ayağa kalkıp kürsüye gitmesi mümkün olmayacaktı. Jandarma hizasına oturmak istedi. Bir süre bu durum jandarma ile arasında konuşuldu ancak İmamoğlu koridor tarafında olan jandarma hizasındaki sandalyeye oturdu.
Bu kez jandarma koridora sandalye çekti, İmamoğlu’nun yanına oturdu. Bunun üzerine öfkelenen İmamoğlu, “Kimin önünü kesiyorsunuz siz! Oturmuyorum, böyle olmaz! Böyle bir şey yok! Ağzımı bantla mı kapatacaksınız! Ben de ayaktayım” dedi.
MAHKEME BAŞKANI: SÖZ HAKKI VERİLMEDEN KONUŞULMAYACAK
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, “Nerede var usulsüzlük? Jandarma arkadaşlar oturun” diye talimat verdi. Jandarma oturdu, ancak sanıklar ayaktaydı. İmamoğlu tepki göstermeye devam ederek, “Neden korkuyorsunuz? Öndeki hanımefendilerden mi korkuyorsunuz?” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Biz kimseden korkmuyoruz, söz hakkı verilmeden kimse konuşmayacak” dedi.
Avukatlar heyete bu sırada tepki göstermeye devam ederken Ekrem İmamoğlu, “Dün akşam kimden talimat aldınız!” diyerek başkana tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan ise “Söz verilmeden kimse konuşmayacak, Size söz vermeden kürsüye geldiniz, konuştunuz savcıya-heyete parmak salladınız!” dedi. İmamoğlu ise, “Siz de dün söz vereceğinizi söylediğiniz halde veremediniz, bu da kayda geçti” dedi.
MAHKEME BAŞKANI: SİZİN KORUMANIZA İHTİYACIMIZ YOK
“Bu yaptığınız Türk yargısı adına yüz karasıdır, alnınıza yapıştı” diyen İmamoğlu’na Mahkeme Başkanı Aylan, “O sizin takdiriniz” dedi. Ekrem İmamoğlu, “Kimden talimat aldınız” diye bağırırken, “Biz kimseden talimat almıyoruz” diyerek yanıt verdi. Mahkeme başkanı İmamoğlu’nun yerine oturmasını söyledi. İmamoğlu “Kimden korkuyorsunuz? Benden korkmayın, ben sizi korumaya geldim” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Ekrem Bey gereksiz polemiğe girmeyin, benim sizin korumanıza ihtiyacım yok” dedi.
“SİZE SORUN YARATIR”
Duruşma düzeninin sağlanmasının ardından iddianamenin özeti okundu. İddianamenin okunmasının ardından Ekrem İmamoğlu’na söz hakkı verildi. İmamoğlu şunları söyledi: “Az önce iddianamenin özetini okudunuz, her satırda ismimin geçtiği özeti aktardınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli siyasi davlardan biri başlatılıyor. Burada ‘Sizi dinlemiyorum’ ya da ‘Size söz hakkı vermiyorum’ demenizin yüce Türk yargısına, kanunlara uygun olmadığını düşünüyorum. Şu anda burada bahsi geçen mesele siyasi bir davadır, 16 milyon İstanbullunun belediye başkanı burada şu anda karşınızda. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak tariflediği, 25 milyonun oy verdiği bir insanı ‘dinlemiyorum’ demek, ‘Ekrem İmamoğlu’nu dinlemiyorum, önerisini dinlemek istemiyorum’ demeniz size sorun yaratır. Benim buradaki aktarımımın dinlenmesi sizi, heyeti rahatlatır.”
“3 BİN YILLA YARGILANIYORUM”
“Burada avukatlarımın ‘bir seslensin’ demesi de budur. Kısıtlamayı anlatmam, talebimi anlatmam için. Benim burada camide miting yapanlar gibi miting yapacak halim yok. Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum. Seçimi iptal eden anlayıştan tutuklama anlayışına geldik. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayalım demiş. Başsavcı görünümlü siyasetçi bakan yardımcılığından İstanbul’a gelmiş, bu başlayan operasyonun sonunda başarılı olursan bakan olursun denilen kişi bakan olmuştur. Bu iftiraname üzerinden baskı altında bir sistemle karşı karşıyayız. Ben size güvenmek istiyorum. Ben ilk seçimde iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Ben bir yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. Arkadaşlarımla bir yıl sonra ilk defa burada sarıldım. Bu kime yapılmış Türkiye’de.”
“12 YIL YARGILAYACAKSINIZ, BIRAKIN KONUŞALIM”
“120 arkadaşım savunma yapacak. Burada savunma sıralamasının da tutarsız olduğunu düşünüyorum. Bırakın Ekrem İmamoğlu’nu ilk dinlemeyi, son dinlemeyi arada bile dinlemeniz gerekir. Ekrem İmamoğlu olarak savunmaların başında, ortasında, sonunda, karar zamanında çoklu savunma hakkım olduğunu düşünüyorum. Ben güven duymak istiyorum. Onun için konuşma talebi yaptım. Buraya gelişim kürsü işgal etmek için değil. Ben meraklısı değilim, oradan geleyim buraya konuşayım. Biz nezaketli insanlarız. Burada, bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Bizi 12 yıl yargılayacaksınız. Bırakın konuşalım.”
İKİNCİ OTURUMDA USUL TARTIŞMALARI
Duruşmanın ikinci oturumu başladı. Avukatlar usule ilişkin talepleri almadığı, sadece reddi hakim taleplerini aldığı ve kimlik tespiti yapmadığı için heyetin savunmaya geçemeyeceğini söylüyor. Mahkeme Başkanı ise “Ben usule ilişkin talepleri aldım, siz reddi hakim talebinde bulundunuz, tek tek başka talebiniz var mı diye soramam, artık kötü niyetli olduğunuzu düşüneceğim” diyerek savunmaya geçmek istediğini söyledi. Avukatların itirazı sürüyor.
MAHKEME BAŞKANI: BEN YAPAY ZEKA KULLANMAYI BİLE BİLMİYORUM
Tensip zaptının okunması gerektiğini söyleyen avukat Ali Rıza Dizdar, “Tensip zaptı yapay zeka ile hazırlanmış” deyince Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, “Avukat Bey ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum” dedi.
AYKUT ERDOĞDU: 10 AYDIR HÜCREDE TEK BAŞIMAYIM
İlk savunma yapan tutuklu sanık CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu, “Savunma hakkımız kısıtlandı, ben 10 aydır hücrede tek başımayım. Her gün çıktığımda çoraplarıma kadar aranıyorum. Bana bir iddianame verdiler, hücremin yarısını kapladı” dedi.
“CEKETİMİN ÖNÜNÜ KAPATAMIYORUM”
Sözlerine es veren Erdoğdu, Türk milletine saygım sonsuz, size de saygım sonsuz diyerek, “Ceketimin önünü kapatamıyorum, ceketim olmuyor. Öyle bir hapishane koşullarında yaşıyoruz ki diplomatik kurye daha iyidir” dedi.
“DURUŞMAYA 1 AY KALA BİLGİSAYAR HAKKI VERİLDİ”
Duruşmaya 1 ay kala kendisine bilgisayar kullanma hakkı verildiğini söyleyen Erdoğdu, “Hafta 2 olmak üzere toplamda 8 saat bilgisayar kullanma hakkı verildi. Nereyi okuyayım neyi yazayım? Buraya bir geldik buradaki hengameden hiçbir şey anlamadık. Bana dediler ki ilk savunma senin, ne anlatacağım? Bakın savunmam burada yazan el notları” dedi.
MAHKEME BAŞKANI KRİTİK TAKVİMİ AÇIKLADI
Mahkeme Başkanı, duruşmaların nasıl ilerleyeceğine ilişkin planlamayı açıkladı.
Mahkeme Başkanı şu ifadelere yer verdi:
''Bu hafta dört gün planladım. Pazartesi Perşembe yapacağız. Zaman sınır belirlemedik. Ramazanla ilgili “erken bitirelim” diye düşündük. Birinci celseyi bitirme zamanı nisan sonu. Sadece tutuklu sanıkların savunmalarını bitirmeyi planlıyoruz. Bu arada bayrama kadar duruşma yapacağız, pazartesi, salı, çarşamba günü
Nisan başında ara değerlendirme yapılacak tutuklu sanıklar için tahliyelere ilişkin, nisan sonunda asıl değerlendirmeyi yapacağız ara kararı açıklayacağız"
DURUŞMALAR HAKKINDA
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada mahkeme heyeti, ilk celsenin cuma günleri ve hafta sonları hariç 45 gün kesintisiz sürmesini planlıyor.
Davaya bu süreçte sadece 20 Mart'ta da Ramazan Bayramı'nın birinci günü tutukluların ve mahkumların açık görüş hakları nedeniyle ara verilmesi planlanıyor.
Arife günü ile ilgili planlar ise henüz netlik kazanmadı.
Duruşmaların her gün saat 10.00'da başlaması ve 17.00'de bitmesi öngörülüyor.
DURUŞMADA TARTIŞMALAR
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, avukatların usule ilişkin talepleri dinlendi.
Avukatların taleplerinin alınmasının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, reddi hakim taleplerinin reddine karar verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerinin davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle geri çevrilmesine karar verdi.
Duruşmanın yarına ertelendiği kararının açıklandığı sırada Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsüne gelerek konuşmaya çalışırken, Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, İmamoğlu'na karşı, "Ekrem Bey bakın geldiğimizden beri yargılamayı sabote ediyorsunuz." dedi.
İmamoğlu'nun, "Söz vermekten dahi korkuyorsunuz." demesi üzerine, başkan Aylan, "Savunma sırası geldiğinde söz vereceğiz." ifadesini kullandı.
Ekrem İmamoğlu'nun, mahkemenin söz hakkı vermek zorunda olduğunu söylemesi üzerine mahkeme başkanı, "Biz burada rahatız. Yargılamayı da gayet sağlıklı yapacağız." dedi.
Bunun üzerine İmamoğlu'nun, "Yüce Türk yargısına yazık ediyorsunuz. Sayın Hakim görevinizi yapacaksanız 10 dakika söz hakkı verirsiniz." demesi üzerine Aylan, jandarmaya "Sanığı alalım." talimatı verdi.
Mahkeme başkanının talimatı üzerine salondakiler, "Neyi alıyorsunuz?" diyerek tepki gösterdi.
Ekrem İmamoğlu'nun "İddianamedeki kişiye söz hakkı vermiyorsanız, siz buraya yargılamaya değil başka bir şey için geldiniz. Kaçamazsınız." demesi üzerine başkan, "Biz kaçmıyoruz." cevabını verdi.
Heyet salondan çıkarken İmamoğlu'nun bu duruma tepki göstererek, parmak salladığı görüldü.
Bunun üzerine duruşma savcısı, "O elini indir." ifadesini kullandı.(Habertürk)
İBB davası gerginlikle başladı! Mahkeme heyeti salonu terk etti
Silivri’de İBB davası öncesi olağanüstü önlemler
Yazdır