Dünyaca ünlü dilbilimci Noam Chomsky ile iş insanı Jeffrey Epstein arasındaki ilişkiye dair iddiaların gündeme gelmesi, akademik dünyada etik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Tartışmalar özellikle deha, ahlak ve bilimsel üretimin birbirinden ayrılıp ayrılamayacağı sorusu üzerinde yoğunlaştı.
HaberTürk'ten Demet Demirkır'ın haberinde Marmara Üniversitesi’nden akademisyenler, Chomsky’nin Epstein bağlantısının bilimsel çalışmaların geçerliliğini nasıl etkileyeceği konusunu değerlendirdi. Uzmanlar, kişisel hayat ile akademik üretimin birbirinden tamamen ayrılabileceğini savunan görüşlerin yanı sıra, entelektüel figürlerin toplumsal sorumluluğuna vurgu yapan yaklaşımların da bulunduğunu belirtti.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Necmi Emel Dilmen, yaşananları “etik körlük” kavramıyla tanımlayarak eserlerin yazarlarından bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dilmen, tarih boyunca benzer tartışmaların yaşandığını, kişisel davranışlara göre bilimsel mirasın tamamen silinmesinin akademik hafızada ciddi boşluklar yaratabileceğini ifade etti.
Dilmen, Chomsky’nin dilbilim ve eleştirel düşünce alanına yaptığı katkıların tartışmasız olduğunu ancak etik iddiaların da akademik olarak araştırılması gerektiğini vurguladı. Akademide kişinin ahlaki sorunları üzerinden bilimsel eserleri tasfiye etmenin sosyal bilimler için büyük kayıp olacağını belirten Dilmen, eleştirel okumanın korunması gerektiğini söyledi.
Filoloji ve dilbilim alanındaki değerlendirmelerde ise Chomsky’nin modern dil teorilerine yaptığı katkıların bilimsel değerinin ayrı tutulması gerektiği görüşü öne çıktı. Uzmanlar, bilim tarihinde benzer etik tartışmaların yaşandığını hatırlatarak, bilimsel teorilerin kurucularının özel hayatından bağımsız olarak değerlendirilmesinin akademik gelenek açısından önemli olduğunu ifade etti.
Felsefe bölümü akademisyenleri ise Epstein iddialarını “organize kötülük” olarak nitelendirirken, bilgi üretimi ile ahlaki duruşun her zaman örtüşmeyebileceğini, ancak akademinin görevinin bilginin kalıcılığını sağlamak olduğunu dile getirdi.
Genel değerlendirmelerde, Chomsky’nin akademik itibarının tartışmalar nedeniyle zarar gördüğü ancak dilbilim alanındaki çalışmalarının bilimsel literatürde yer almaya devam edeceği görüşü dile getirildi. Akademisyenler, Chomsky’nin kutsallaştırılmadan, hataları ve katkıları birlikte ele alınarak derslerde eleştirel perspektifle okutulmasının daha sağlıklı olacağını vurguladı.
Chomsky: İslam, Batı'nın bin yıllık korkusudur
Epstein dosyalarında adı geçenlerin listesi ABD Kongresi'nde
Yazdır